Web sitemizdeki çerezleri (cookie) Google Analytics işlemleri için kullanıyoruz. Kabul ediyorsanız sağ üst köşedeki kapat düğmesine tıklayın.

Cilt sarkmasını önlemenin püf noktaları

İstanbul

Zamanla genetik faktörler, yaşam şekli ve yanlış beslenmenin etkisiyle yüz bölgesinde sarkmaların meydana geleceğini söyleyen Güzellik Koçu Aylin Çetinkaya, “Sigara içmekten kaçınmak, güneşten korunmak ve antioksidanlar açısından zengin bir beslenme tercih etmek sarkmayı yavaşlatacaktır. Ayrıca, kolajen ve elastin üretimini artırmak için önlemler alınırsa cildin gevşekliği yavaşlatılabilir veya kısmen tersine çevrilebilir” dedi.


Güzellik Koçu Aylin Çetinkaya, cildin sıkılaştırılması ve farklı seviyelerdeki cilt gevşekliği sorunları için en çok tercih edilen tedaviler hakkında bilgi verdi. Zamanla yüzde, boyunda, kol ve bacaklarda oluşan sarkmaları önlemek için birçok önleyici yöntemin kullanıldığını söyleyen Çetinkaya, tüm bu alınan önlemlere rağmen birçok kişinin bir uzmana danıştığını anlattı.


Ciltte sarkmalar meydana gelmeye başladıysa, sarkmanın seviyesine göre doğru zamanda doğru tedavinin uygulanmasının çok önemli olduğu uyarısında bulunan Çetinkaya, “Erken dönemde yapılan müdahaleler ileri yaşlardaki cerrahi müdahale ihtiyacını geciktirir. Bu sebeple sizin için doğru konsültasyonu yapacak ve tedaviyi uygulayabilecek uzmana danışmadan karar vermeyin” ifadelerini kullandı.


“KOLAJEN VE ELASTİN ÇOK ÖNEMLİ”


Cilt sarkmalarını önlemek ve cildi sıkılaştırmak için günümüzde hem cerrahi hem de cerrahi olmayan etkili yöntemler bulunduğunu aktaran Çetinkaya, “Sarkmanın temel nedeni zamanla kollajen ve elastinin azalmasıdır. Vücuttaki ana yapısal proteinlerden biri olan kolajen ‘cildin temel yapı taşı’ olarak kabul ediliyor. 20’li yaşlardan itibaren kolajen üretimi her yıl yüzde 1 oranında azalmaya başlar. Bunun üzerine elastin de kaybedilir. Elastin, elastik liflerin içinde bir yay gibi sarılıp geri dönen ve cilt gerildikten sonra 'geri sıçrama' etkisini yaratan bir proteindir. Yani ciltte yeteri kadar elastin varsa deriyi çekip bıraktığınızda eski haline döner. Yaş ilerledikçe kolajen ve elastin azaldığı için ciltte gevşeklikler, sarkmalar, kırışıklıklar, renk solmaları, esneklik kaybı ortaya çıkar” diye konuştu.


KRONİK STRES VE YER ÇEKİMİ DE SARKMAYI TETİKLİYOR


Ciltteki sarkmanın farklı sebepleri olduğunu söyleyen Çetinkaya, “Kişinin genetik yapısı, güneşe maruz kalma, beslenme, yaşam tarzı, stres, alkol ve sigara kullanımı en yaygın cilt gevşekliği sebepleridir. Kalıtsal biyolojik saatin yanı sıra yaşamsal alışkanlıklar, yiyecek ve içecek tercihleri, hidrasyon ve güneş ışığına veya reaktif kimyasallara maruz kalma gibi faktörler cildin durumunu etkiler. Diğer nedenler arasında; önemli oranda kilo kaybı, tekrarlayan yüz hareketleri, kronik stres ve yer çekiminin etkileri de sayılabilir” ifadelerini kullandı.


SARKMAYI ÖNLEMEK İÇİN YAPILMASI GEREKENLER


Ağır egzersiz ve diyetler ile çocuk sahibi olmanın da sarkmayı hızlandırdığını söyleyen Estetisyen Aylin Çetinkaya, “Genetik yatkınlık varsa sigara içmekten kaçınmak, güneşten korunmak ve antioksidanlar açısından zengin bir beslenme tercih etmek gerekir. Antioksidanlar, serbest radikallerin neden olduğu hasara karşı savaşmaya yardımcı olur. Kollajen ve elastin üretimini artırmak için önlemler alınırsa cildin gevşekliği yavaşlatılabilir veya kısmen tersine çevrilebilir” dedi.


CİLT SARKMASININ SEVİYELERİ


Ciltteki sarkmanın hafif, orta ve şiddetli olmak üzere üç kategoriye ayrıldığını belirten Çetinkaya, “Hafif vakalarda, çene ve orta yüzde biraz sarkmalar görülmeye başlar ancak boyun bölgesinde sarkma olmaz. Orta ve şiddetli vakalarda ise çenelerden itibaren boyundaki kaslarda daha belirgin sarkma olur. Boynun mimarisi kaybedildiğinde veya ciltte önemli miktarda gevşeklik ortaya çıktığında kişi tipik olarak ameliyat için aday olabilir” diye konuştu.


Önceden cildi germe işleminin ameliyatla yapıldığını aktaran Çetinkaya, günümüzde radyofrekans tedavilerinin ortaya çıktığını dile getirdi. Çetinkaya, radyofrekans tedavisinin birkaç hafta işe yaradığını aktardı. Cilt için düzenli bir bakım uygulanmazsa ve cilt korunmazsa sarkmanın engellenemeyeceğini söyleyen Çetinkaya, “Cilt dokusunu kaldıracak veya dokuyu sıkılaştıracak başka tedavi yöntemleri de var. Cilt gevşekliğini tedavi etmek için artık ultrason ve mikro iğneli radyofrekans (altın iğne) gibi daha etkili ve cerrahi operasyon gerektirmeyen yöntemler uygulanıyor” ifadelerini kullandı.


HAFİF SEVİYE CİLT GEVŞEKLİĞİ İÇİN TEDAVİLER


Hafif cilt sarkmasında altın iğne, ameliyatsız yüz germe gibi cilt sıkılaştırma işlemlerinin yapılacağını söyleyen Çetinkaya, “Altın iğne mikro iğneli radyofrekans tedavisidir, yılda bir veya iki kez uygulanabiliyor. Hafif seviye cilt sarkmaları için ciltteki kolajen ve elastini tetikleyecek mezoterapilerden de faydalanılarak kombine bir tedavi protokolü tercih edilebiliyor” dedi.


ORTA SEVİYE CİLT SARKMALARI İÇİN TEDAVİLER


Cilt sarkması daha ileri düzeyde olan; ancak yine de cerrahi operasyon gerektirmeyen kişiler için mini yüz germe operasyonu önerdiğini söyleyen Çetinkaya, “Diğer bir seçenekte ameliyatsız iple yüz germe işlemidir. Cilt dokusunu kaldırmak ve cildi sıkılaştırmak için küçük bir delikten cilt altına ipler geçirilir. Lokal anestezi ile 20 dakika içerisinde yapılabilen bu uygulamanın sonuçları hemen görülebilir. Bu ipler zamanla cildin altında çözünür ve kolajen üretimini artırmaya yardımcı olur. İpler cilt tarafından emilebilir yapıda olduğundan ancak 1 yıla kadar dayanabilir. Daha uzun süre kalıcı olan Fransız askı gibi alternatiflerde mevcuttur” diye konuştu.


İLERİ SEVİYE CİLT SARKMALARI İÇİN TEDAVİLER


Özellikle 50 yaş sonrası şiddetli cilt sarkmasını tedavi etmek için ameliyatsız yöntemlerin yetersiz kaldığını aktaran Çetinkaya, “Bu durumda yüz, karın, kollar, göğüs ve uyluklar için germe veya kaldırma ameliyatları en iyi seçenektir” ifadelerini kullandı.