Web sitemizdeki çerezleri (cookie) Google Analytics işlemleri için kullanıyoruz. Kabul ediyorsanız sağ üst köşedeki kapat düğmesine tıklayın.

Hamilelikte ‘gebelik tümörü’ riski

İstanbul

HAMİLELİK döneminde özen gösterilmeyen ağız bakımının dişeti iltihabına neden olabileceğini söyleyen Diş Hekimi Rukiye Parlak, "Eğer tedavi edilmezse kemik erimesiyle beraber seyreden ilerlemiş dişeti iltihabına kadar gidebilir. Hamile kadınlarda aynı zamanda 'gebelik tümörü' geliştirme riski vardır" dedi.


Bu dönemde vücuttaki dengenin bozulmasının dişlerin çabuk çürümesine zemin hazırlayacağını anlatan Emsey Hospital Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dt. Rukiye Parlak , “Hamilelik sırasında tüm vücutta olduğu gibi ağız sağlığında da bazı değişiklikler görülmektedir. Gebelik öncesi tedavi edilmemiş ciddi dişeti rahatsızlıkları olan kadınlarda gebelikle sürecinde erken doğum ya da düşük doğum ağırlıklı bebek sahibi olma riski vardır. Bu nedenle gebelik öncesi dişeti ve diş tedavileri yapılarak iyi bir ağız hijyeni sağlanmış olması ve ağız hijyeninin sürekliliği konusunda hastanın alışkanlık kazanmış olması önemlidir” diye konuştu.

Diş fırçalamayı ihmal etmenin diş kaybına neden olabileceğini vurgulayan Parlak, “Hamilelik döneminde görülen kusmalar, ağızda asit özelliğin artması sebebiyle diş dokusunu tahrip edip çürümelere neden olmaktadır. Ayrıca gebelik döneminde östrojen, progesteron hormonlarının etkisi ile dişetleri daha çabuk kanar. Anne adayları canları yandığı için diş temizliğini ertelemektedir. Emzirme döneminde tatlıya, abur cubura aşırı istek duyan anne yedikten sonra dişleri fırçalamayı ihmal ettiğinde diş kayıpları yaşanabilmektedir" ifadelerini kullandı.

"DİŞ ETİ KIRMIZI VE HASSASTIR"

Hamilelik döneminde diş ve ağız bakımına özen gösterilmez ve temizliği aksatılırsa bu durumun dişeti iltihabına neden olabileceğini ifade eden Dt. Rukiye Parlak, şunları söyledi:

"Gebelikte yaşanan dişeti iltihaplanmaları 'hamilelik gingivitisi' adını alır. Dişeti kırmızı, hacim olarak artmış, hassas ve kanamalıdır. Bu tablo daha çok ikinci 3 aylık dönemde hamile kadınların çoğunluğunu farklı şiddette etkiler. Eğer gingivitis zaten mevcutsa hamilelik sırasında şiddeti artabilir ve tedavi edilmezse kemik erimesiyle beraber seyreden ilerlemiş dişeti iltihabına kadar ilerleyebilir. Hamile kadınlarda aynı zamanda 'gebelik tümörü' geliştirme riski vardır. Bunlar dişeti büyümelerinin irritasyonu sonucu oluşan iltihabi lezyonlardır. Genellikle kendi haline bırakılmakla beraber, hastaya rahatsızlık veriyorsa veya çiğneme, fırçalama ve diğer ağız bakımı işlemlerini engelliyorsa diş hekimi tarafından alınmalıdır." 

Müdahale edilmesinin uygun olmadığı sürece denk gelen vakalarda, lazer ile müdahale edilmekte ve hastanın yaşam konforu sağlanmaktadır.

"DENGELİ BESLENME İLE DİŞLERİZİ KORUYUN"

Dişeti iltihabının dişlerin etkin olarak bakımı ve temizlenmesiyle önlenebileceğini ifade eden Dt. Parlak, "Her gün en az iki kez, mümkün olan durumlarda her yemek sonrası dişler fırçalanmalıdır. Tüm dişlerde diş ipliği ile temizlik işlemi yapılmalıdır. Sabah diş fırçalamak rahatsızlık veriyorsa ağız suyu ile ağız çalkalanmalıdır. Dengeli beslenme ile birlikte C ve B12 vitamin destekleri ağız sağlığının sürdürülmesi açısından önemlidir. Diş hekimine daha sıklıkla gidilmesi etkin plak kontrolünü sağlayarak diş iltihaplanması gelişimini önler. Kusma sonrası ağzın karbonatlı su ile çalkalanması dişlerdeki aşınmaları önleyecektir" tavsiyesinde bulundu.

"DİŞ TEDAVİSİ İÇİN 5'İNCİ AY UYGUN"

Anne adayının hamilelik planladığı anda diş hekimini ziyaret etmesi gerektiğine dikkat çeken Dt. Parlak, "İlk 3 aylık dönemde temizlik yapılması uygundur. Diş hekimi hamileliğin kalan dönemi için bir tedavi takvimi hazırlayacaktır. İkinci 3 ayda ağız dokularında meydana gelen değişikliklerin ve ağız bakımının etkinliğinin değerlendirilmesiyle tekrar temizlik önerilebilir. Duruma göre üçüncü 3 aylık dönemde tekrar randevu verilebilir fakat tüm bu seanslar mümkün olduğunca kısa süreli olmalıdır. Genellikle acil olmayan işlemler hamilelik sürecinde yapılabilir. Ancak herhangi bir diş tedavisi için en uygun zaman 4 ve 6'ncı aylar arasıdır. Şiddetli ağrının eşlik ettiği acil durumlarda tedavi hamileliğin herhangi bir döneminde yapılabilir. Anestezi ve ilaç verilmesini gerektiren durumlarda jinekolog ile iletişim kurularak tedavi yapılmalıdır. Diş tedavisinin aşamalarının takibi için film çekilmesi uygun değildir" ifadelerini kullandı.

"BEBEĞİN DİŞ GELİŞİMİ ANNE ADAYLARININ ELİNDE"

Anne adayının hamilelik döneminde hem kendi sağlığı hem de bebeğinin diş gelişimi için dengeli beslenmeye dikkat etmesi uyarısında bulunan Diş Hekimi Rukiye Parlak, "Diş sağlığı için protein, A vitamini (et, süt, yumurta, sarı sebze ve meyveler), C vitamini (narenciye, domates, çilek), D vitamini (et, süt, yumurta, balık) ve kalsiyumdan (süt ve süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler) zengin gıdaların yeterince alınması gerekir. Bunun yanı sıra bilinçsiz ilaç kullanımından kaçınılmalıdır, hamilelikte kullanılırsa çocuğun dişlerinde renklenmelere neden olan antibiyotik grubu "tetrasiklinler"dir. Kullanılan ilaçlar bebeğin diş sağlığıyla beraber genel vücut gelişimini de olumsuz yönde etkileyebilecektir. Bebeğin diş sağlığı konusunda bilgili olmak,çocuğunuzun ömür boyu sağlıklı dişlere sahip olmasında ilk basamaktır" dedi.

BİBERON ÇÜRÜKLERİNE DİKKAT

Bebeklik ve 3 yaşına kadar olan dönemde diş macunu kullanılmaması gerektiğinin altını çizen Diş Hekimi Parlak şöyle devam etti:

"Diş macunu kullanımına 3 yaşından sonra başlanmalıdır ve çocuklara özel diş macunları tercih edilmelidir. Özellikle annelerin sıklıkla yaptığı bir hata emzik ya da biberonu şeker, reçel gibi gıdalara batırarak çocuklara uyumdan önce vermeleridir. Çocuklar bu biberonla uyku boyunca kalır ve ağızda sürekli şeker varlığı süt dişlerinde çürüklere neden olur. Bu çürüklere biberon çürüğü denir. İhmal edilmeden müdahale edilmesi gereklidir, çünkü çürükler kendiliğinden düzelme ihtimali olmayan hastalıklardır. İlerlemeleri durumunda diş kaybına sebep olur ve çocuğun erken dönemden itibaren beslenme ve gelişiminde aksamalara yol açar.

Bununla beraber çocuklarda takviye gıda kullanımıyla beraber, tüm dişlerin ve dişsiz bölgelerin bir kulak pamuğu ıslatılarak temizlenmesi uzun vadede çocukta diş ve dişetlerinin sağlığını korumak açısından çok önemlidir"